OKİNAWA KARATE’Sİ ve YAŞAYAN USTA MORIO HIGAONNA (10.Dan)

Değerli hocam Sensei Morio Higaonna’nın oğlu Eric Higaonna’dan bizlere ulaşan son bilgilere göre, Shihan Higaonna Okinawa’da uzun süre tedavi gördüğü hastaneden evine taburcu olmuş ve günlük egzersizlerine yavaş yavaş da olsa başlamış bulunuyor. Kendisine, bir talebesi olarak Tanrı’dan acil şifalar diliyorum.

Shorin Ryu Karate çalışan bir polisin oğlu olarak 25 Aralık 1938 yılında Okinawa’nın Naha şehrinde doğar. Babası başlangıçta kendi stili olan Shorin Ryu Karate’yi öğretir. Higaonna çelimsiz, kısa boylu ve zayıf olduğu için Karate’nin kuvvetinden çok etkilenir. 2. Dünya savaşı, Okinawa’nın Yuku adalarına kadar gelince, ailesi ile birlikte Japonya’nın Kyushu adasına göç ederler.

Savaş sona erinceye kadar orada yaşarlar. Savaş sonrası tekrar Okinawa adasına, evlerine geri dönerler. Başlangıçta oğluna Karate öğretmekten çekinen babası, Higaonna 14 yaşına gelene kadar sabreder. 14 yaşına gelen Higaonna artık Karate öğrenmeye fiilen başlar. Hikayenin bundan sonrasını bizzat Sensei Higaonna’dan dinleyelim;

…“Önce Shorin Ryu ile başladım. Karate temel eğitimimi ilk önce babamdan aldım. Daha sonraları benim Sempai’m Sensei Tsunetaka Shimabukuro idi. Bana Pinan Katalarını, Bassai, Tekki ve Kushanku’yu öğretti. 15 yaşımdayken Kata öğrenmeye başladım. Benim Sempai’m Sensei Shimabukuro ise Shorin Ryu’da eğitim almaya 5 yaşında başlamış ve bunu 20 yaşına gelene kadar yapmış. 20 yaşında stilini değiştirip Goju Ryu Karate’ye geçmiş. Çalışmalarımız sırasında bana da stilimi değiştirip Goju Ryu’ya geçmemi tavsiye etti. Bu teklifi yaptığında ben henüz 16 yaşındaydım.”

O dönemlerde An’ichi Miyagi Sensei’nin Okinawa’daki okulunda sadece bir avuç talebe çalışabiliyordu ve Pazar günleri hariç, her gün eğitim yapılıyordu. Fakat genellikle talebeler kendileri çalışıyorlardı. Hatalarını, eksiklerini ise dojo’daki kıdemli talebeler düzeltiyorlardı. Her gün okuldan sonra Higaonna, Chojun Miyagi’nin evine gidip bahçesine gönüllü olarak bakıyordu. Fırsat buldukça Chojun Miyagi’nin dul eşiyle konuşabiliyor, Goju Ryu stilinin kurucusunun eğitim metodunu ve felsefesini daha iyi tanıma imkanı buluyordu.

Higaonna, Naha Lisesine gitmeden önce Makiwara çalışıyor, ve temel hareketleri yapıyordu. Okulundan sonra eve yemeğe gitmeden önce de 3,5 saat idman yapıyor, sonra da An’ichi Miyagi’nin okulunda 3 saat Kata çalışıyordu. Bazı günler bu çalışmalar 8 saate kadar çıkabiliyordu. Eğitimde Kata’yı defalarca tekrarlıyor ve en küçük ayrıntıları geliştirmek için, her bir hareketi yüzlerce kez tekrarlıyordu. Gardsız bir duruştan yapılan yakın serbest çalışma tekniklerini(Kakie)aralıksız çalışıyordu.

Bu çalışmaların yanısıra, Kata uygulamaları sırasında özellikle Sanchin’de “Shime”, yani vücudun belirli bölgelerine el ve ayak teknikleri ile vurarak ölçmeyi tatbik ediliyordu. Bu zor eğitime her gün katlanmak gerekiyordu. Bu idmanlar esnasında, kıdemli talebeler ve hocalar, kasların gerektiği gibi kasılıp gevşemesinin daha iyi anlaşılması için, Sanchin Kata’yı yapan Higaonna’ya tekme ve tokatlar atıyorlardı. Bu darbelerden dolayı Higaonna’nın vücudu yaralanıyor, çok ağrı yapıyordu. Fakat daha sonraları Higaonna kendini iyice konsantrasyona verince bu ağrılar yarıya iniyor, bir süre sonra da artık hissetmemeye başlıyordu. Bu arada daha lisede iken Okinawa silahlı dövüş tekniği “Kobujutsu” eğitimi de almıştı. Daha sonra bu eğitimine Tokyo’da, Taira Shinken Sensei’nin yanında devam etti.

1959 yılında Sandan (3.Dan) iken, Sempai Shimbukuro’nun tavsiyesi üzerine Okinawa’yı, Tokyo’da bulunan Takushoku Üniversitesinde ekonomi tahsili yapmak için terketti. Üniversite yılları sırasında kendisinin okulu olan Yoyogi Dojo’da dahil olmak üzere, çeşitli dojo’larda dersler verdi. Üniversite’de Shorin Ryu hocası Sensei Fujimaoto ile alternatif günlerde, haftada 3 gece olmak üzere düzenli dersler verdi. Yaz aylarında ise üç aylığına Okinawa’ya gidiyordu. Ekonomi tahsilini bitiren Higaonna, daha sonra geniş bir talebe kitkesine de sahip oldu. Yoyogi Dojo’da ders vermeye devam etti. Tokyo’yu terk ettiğinde bin kadar talebesi vardı ve günde dört derse giriyordu. Üniversite öğreniminden sonra Higaonna bir bankada çalışmaya başladı. Doğrusu bu işinden hiç memnun değildi, çünkü Karate çalışmaları sürekli aksıyordu. Bir yıldan az bir zaman içinde bankacılığı bırakıp kendini iyice Karate’ye verdi.

O dönemde yaşayan kıdemli ustalardan, Sensei Chojun Miyagi’nin stili olan Goju Ryu’nun yaşatılıp devam edebilmesi için, Okinawa Karate’si ile ilgili yazarların bile bilmediği birçok kaynaktan Karate’nin gerçek tarihini öğrendi. Bu konuda son zamanlardaki araştırmaları, Higaonna Sensei’yi Goju Ryu’nun köklerini bulması açısından onu Çin’e götürmüştür. Bu, Çin ziyaretleri ve Çin’li ustalar ile geliştirdiği iyi dostluğu nedeniyle Karate’nin başlangıç tarihine iyice yaklaşmış bulunmaktadır.

Higaonna Sensei Okinawa’da dört sene, Naha şehrinin bir semti olan Makishi’deki annesinin evinin altında bulunan küçük bir Dojo’da öğretmenlik yaptı. Burada, Karate’nin doğum yerinden ders almak isteyen bir avuç azimli Okinawa’lı öğrenci ile ayrıca Higaonna’yı Okinawa’ya kadar takip eden Terauchi Sensei’den başka pek talebesi yoktu. An’ichi Miyagi Sensei ile olan çalışmaları, daha çok Goju Ryu’nun dünya üzerinde en iyi bir şekilde tanıtımı, eğitimi üzerinde fikirler yürüterek geçiyordu. Hocası An’ichi Miyagi ona, 25 seneden beri eğitmenlik yapıyordu.

1975 yılında Higaonna Sensei Tokyo’ya gitti. Hocası An’ichi Miyagi Sensei’de onunla gelmişti ve böylelikle Higaonna öğretmeniyle daha çok beraber olabiliyordu. Hemen her Cumartesi Higaonna, An’ichi Sensei’nin evine gidiyor ve bütün gününü orada geçiriyordu. Higaonna, doğru bilgiler almak için soru üstüne sorular soruyor, aynı olayları tekrar tekrar dinliyordu. Böylelikle yeni bilgiler elde ediyor, Goju Ryu’da derinleşiyordu..

Kısa zamanda yabancı talebeler Yoyogi Dojo’yu ve Higaonna Sensei’yi keşfettiler. 1960’lı yılların sonunda ve 1970’li yıllarda Karate’nin dünya üzerinde popüler olması sonucu, pek çok batılı yabancı Tokyo’ya savunma sanatlarını öğrenmek için akın etti. Yabancılar genellikle o dönemlerde, uluslararası şöhrete sahip olan JKA ve Kyokushinkai gibi dojo’lara gelirlerdi. Sonraları meraklarından dolayı Tokyo’da bulunan diğer dojo’ları da araştırmaya başladılar. Yoyogi Dojo’yu ve kısa hareketli Higaonna Sensei’yi görünce, eğitimlerini yarıda bırakıp, Higaonna Sensei’nin azimli ve teşvik edici eğitimine, Goju Ryu Karate’ye geçmeye başladılar. 1979 senesine kadar dünyanın bir çok yerinde seminerler veren Higaonna Sensei, bu çalışmaların sonunda, 1979 yılında 18 ülkenin de katılımıyla kısa adı I.O.G.K.F. olan, Uluslararası Okinawan Goju Ryu Karate Do Federasyonu’nu kurdu. Halen bu federasyona bağlı 50’nin üzerinde üye ülke vardır.

Fatih İnce
Goju-Ryu Karate Chief Instructor, 5th Dan.
© 2010-2015 Sitemizdeki Goju-Ryu Karate ile ilgili yayınlanmış olan yazı, resim ve haberlerin her hakkı Fatih İnce’ye aittir. İzinsiz kullanılamaz.
(Bu makale yazılı veya elektronik ortamda kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak gösterilse dahi, makale aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *